Bundan binlerce yıl önce, bilim adamları doğayı gözlemleyerek ve inceleyerek keşifler yapıyorlardı. Bilim adamlarından Thales, bir gün kehribar taşını parlatmak için ipekli bir kumaşla ovalarken bir şey fark etti. Kehribar tüy, saman gibi maddeleri kendisine çekiyordu. Uzun süre ovaladığında ve kendi vücuduna yaklaştırdığında küçük kıvılcımlar çıkıyordu. Thales, statik elektriği fark etmişti ama elektriğin öyküsünü başlattığını bilmiyordu.

Elektriğin yolculuğu, mıknatıs ve sonrasında icat edilen manyetik pusula ve manyetik devrelerle hareket etme çalışmaları ile devam etti. Elektrik üreten makineler icat edildi. Elektriğin iletildiğini yani bir yerden başka bir yere gidebildiğini kanıtlayan deneyler yapıldı. Pil, elektrik akımını ölçen aygıt ve dinamo gibi icatlar, başka pek çok şeyin gelişmesini sağladı. Evlerimiz, okullarımız, sokaklarımız aydınlandı. Demiryolları ile ulaşım arttı. Elektrikle çalışan makineler geliştirildi. Madencilik, matbaacılık kolaylaştı. Televizyon, telgraf, telefon ve bilgisayarlar hayatımıza girdi.

Artık, insanoğlu teknolojiyi kullanarak, “kaynağı yok etmeden enerji üretebilmek ve kendi kendini yenileyebilen kaynaklar bulabilmek” için çalışıyor.