Robert Noyce

1927-1990 yılları arasında yaşamış Amerikalı Elektrik mühendisi Noyce, Grinnell College ve Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nde eğitim görmüştür. 1953'de doktora yapmış, mezun olduktan sonra ilk olarak Philco Corporation'da araştırma mühendisi olarak işe başlamış daha sonra birçok şirkette çalışmıştır. Jack Kilby ile birlikte mikroçip veya entegre devreyi icat etmiş, 1959’da patent başvurusunda bulunmuştur. Mikroçip bilgisayar devrimini tetikleyen en önemli unsurdur.

Isaac Newton

Isaac Newton 1643 yılında doğmuştur. 1687’de yayınlanan kitabı Philosophiæ Naturalis Principia Mathematica klasik mekaniğin temelini atmıştır ve tarihin en önemli bilimsel kitaplarından biri olmuştur. Bu çalışmasında Newton evrensel kütle çekimini ve hareketin üç kanununu ortaya koymuş ve bu bakış açısı bilim dünyasına egemen olmuştur. Newton dünyadaki nesnelerin hareketleri ile gökyüzündeki nesnelerin aynı doğal yasalar ile yönetildiklerini keşfetmiştir. Newton ilk yansıtmalı teleskobu geliştirmiş, beyaz ışığın bir prizmaya tutulduğunda farklı renklerden bir tayf yapması gözlemi sonucu bir renk kuramı oluşturmuştur.

William Cooke ve Charles Weatstone

Telgraf

Telgraf, günümüzde kullanılmayan ve unutulmaya yüz tutmuş ancak eski dönemlerde haberleşme aracı olarak kullanılan bir telekomünikasyon aracı olarak bilinmektedir. William Cooke ve Charles Weatstone adlı iki İngiliz icat etmiştir. Bu mucitler 1837 senesinde elektrik telleri üzerinde mesaj göndererek telgrafı bulmuşlardır. Bu şekilde ilk olarak elektrikli telgraf makinelerini icat etmişlerdir. Telgrafın çalışma prensibinde, elektrik akımı, alıcı olan cihazın kadranındaki iğnelerin hareket edip ekranda yazı olarak belirmelerini sağlar.

Johannes Georg Bednorz

Süper İletken

1986’ da kayıp olmaksızın enerjiyi transfer edebilen bir madde geliştirdi Böylece “süper iletken” kavramı hayatımıza girmiş oldu Süper iletkenler, “bilgi çağı” açısından çok önemli gelişmeydi. Sıradan bir bakır telden iletildiğinde enerjinin yaklaşık % 40’ ı kaybolmaktadır. İşte bu yüzden süper iletkenler insanlığın enerjiyi doğru ve verimli kullanabilmesi açısından çok önemlidir. Yüksek sıcaklıklı süper iletkenlik konulu çalışmaları nedeniyle 1987 yılında K. Alex Müller ile beraber Nobel Fizik Ödülü'nü aldı.

Dr. Maria Telkes

Maria Telkes 1900 yılında Macaristan Budapeşte’de doğdu. Biyofizik uzmanı Telkes, 1925 yılında yerleştiği ve vatandaşlık aldığı ABD’de 1939’dan 1953’e kadar Massachusetts Teknoloji Kurumu’nda güneş enerjisi konusunda araştırmacı mühendis olarak çalıştı. Telkes, evlerde kullanılabilen güneş enerjisiyle ısıtma sisteminin mucididir.

Marie Curie

Radyoaktivite üzerine yaptığı çalışmalarla iki farklı alanda Nobel Ödülü kazandı. Uranyumla yaptığı deneyler sonucu radyoaktiviteyi keşfetti. Toryumun radyoaktif özelliğini buldu ve radyum elementini ayrıştırdı. 1903 Nobel Fizik ödülü, 1911 Nobel Kimya ödülü sahibi ve radyoloji biliminin kurucusudur. Çalışmalarıyla bir çığır açan Curie, Nobel Ödülü'nü alan ilk kadın, bu ödülü iki kere alan ilk bilim insanı olmuştur.

Theodore Harold Maiman

Lazer

ABD'li fizikçi Theodore Maiman, 1960 yılında dünyadaki ilk ‘lazer’i icat etmesiyle tanınır. Küçük yaşta teknolojiyle ilgilenen Maiman mühendislik fiziği lisans derecesini 1949’da kazandı. İki yıl sonra, Stanford Üniversite’sine katıldı ve elektrik mühendisliği yüksek lisans derecesini elde etti ve sonra 1955 yılında fizik alanında doktorasını bitirdi. Lazer kuramını, 1958’ de Amerikalı fizikçiler Charles Townes ve Arthur Schawlow ortaya atmıştır. Maiman, 1960 yılında, Hughes Uçak Şirketi’nde çalışırken dünyadaki ilk ‘lazer’i icat etti. Günümüzde lazer, ameliyatlarda dokuları kesmek ya da kılcal damarlarını kapamak amacıyla kullanılmaktadır.

Marconi

Radyo

İtalyan mucit ve elektrik mühendisi; uzun mesafeli radyo iletişimi, Marconi yasası, telsiz telgraf sistemi üzerine yaptığı çalışmalarıyla ünlüdür. Marconi, radyonun mucidi olarak bilinir ve kablosuz telgrafın gelişimine katkılarından ötürü Karl Ferdinand Braun ile 1909 Nobel Fizik Ödülü'nü paylaşmıştır. Marconi, kendinden önce gelen fizikçi ve araştırmacıların çalışmalarını kullanarak ve değişiklikler yaparak radyonun ticari bir başarı kazanmasını sağlamıştır. Marconi ile birlikte 1898 yılında ilk radyo resmen doğmuş oldu. İlk kullanımı gemiden sahile haberleşme içindi. 1923 yılında yüksek frekans radyo dalgalarının iyonsfer'e çarparak dünyaya döndüğü ispatlanınca radyo, deniz aşırı haberleşme de dahil olmak üzere hızla yaygınlaştı.

Benjamin Franklin

Paratoner

1752 Haziran’ında Philadelphia’ya da uçurtma ile yaptığı deneyde yıldırımın elektrik olduğunu ispatlayan Franklin yaptığı deneylerin birikimiyle paratoneri icat etmiş daha sonra devlet binasına paratoneri yerleştirmiştir. Paratoner havadaki elektrik yükünü toprağa aktarmayı amaçlayan araçtır. Yıldırımlar çevredeki en yüksek objeye düşerler, bu yüzden paratonerler binaların en yüksek noktasına konurlar. Genelde bakırdan yapılan bir çubuk düşük gerilimli kablolarla toprağa aktarılır. Binalarda toprağa aktarılan elektrik gemilerde ise denize aktarılır. Paratoner, yıldırımın oluşturduğu akımı saptırarak güvenli bir şekilde çubuk ve kablolarla toprağa ulaşmasını sağlar.

J. Presper Eckert ve John W. Mauchly

Bilgisayarın İcadı

J. Presper Eckert ve John W. Mauchly’nin takımı, II. Dünya Savaşı’nda fazlasıyla hızlı bilgisayarlara duyulan gereksinim sebebiyle, ilk elektron türü ve şu anda da kullanımda olan RAMli bilgisayarı icat etmiştir. Bu bilgisayar saatte 180 kW kadar enerji harcıyordu ve boyutu bir ev kadardı. Bunların geliştirilip satışa sunulmasıysa 1952 yılından itibaren gerçekleşmiştir. Zamanla gelişen teknoloji Bill Gates ve ekibinin 1972 yılı itibari ile yazdığı yazılımlarla fazlasıyla kullanışlı hale geldi ve cebimize bile sığabilecek küçüklükte bilgisayarlar üretilmeye başladı.

Montgolfier Kardeşler

Sıcak Hava Balonu

Joseph Michel, Jacques Etienne Montgolfier kardeşler; Fransız mucitleridir. 1782’de bir yangından çıkan duman ve sıcak havayı gören Joseph, bir sıcak hava balonu yapmaya karar verdi. Küçük bir kumaş balonu sıcak havayla doldurup 21 m’ye yükselmesini sağladı. 1783’te kardeşler 11 m çaplı keten balonu yaptılar. Saman ve yün yakarak içini sıcak havayla doldurdular. Balon Annonay’da 1800 m yükseldi. Fransız Bilim Akademisi’ nde yaptıkları ve içinde bir ördek ve bir horoz olan daha büyük bir balonu; Versailles’da XVI. Louis ve Marie Antoinette’in huzurunda uçurdular. Ardından Pilatre de Rozier ve Arlandes Markizi Versailes da kullanılan balonun geliştirilmiş modelinde uçmayı önerdiler. 1783 Kasım’ında 25 dakika kadar uçup başlama noktalarının 8 km güneyine indiler.

Percy Spencer

İlk Mikrodalga Fırın

Mikrodalgalarla pişirme fikri ilk kez Percey Spencer tarafından, radar olarak kullanılması planlanan magretron"un keşfedilmesiyle 1945'li yıllarda başlamıştır. Percy Spencer, radar dalgaları ile deney yaparken cebindeki çikolatanın erimesi ile mikrodalga enerjisinin yiyecekleri ısıtabildiğini keşfetti. 1947'de bu buluşunun patentini almış ve ilk mikrodalga fırını 1,8 metre boyunda ve 340 kg ağırlığında olarak tasarlamıştır.

Mikrodalga fırınlarda 2,54 GHz’lik bir frekans kullanılır. Bu frekansın kullanılmasının önemli bir sebebi vardır. 2.54 Ghz, su moleküllerinin rezonans frekansıdır. Bunun sonucu olarak 2.54 Ghz'lik mikrodalga ışıma en çok su tarafından emilecektir. Çoğu yiyecek de su içerdiğinden ısınacak, mikrodalga fırına uygun tabaklar ise su içermediğinden ısınmayacaktır. Az su içeren yemeklerin mikrodalga fırınlarda ısıtılması uygun değildir.

Mikrodalga, bu özel fırınların içindeki "magnetron" adı verilen vakum tüpünden üretilir. Magnetron, Doğru akılmlı elekrik enerjisini "mikrodalgalar"a dönüştürür, mikrodalga fırın bu şekilde çalışır.

Andre Marie Ampere

“Elektromanyetizmayı İlk Bulan Kişi”

Fransız Fizikçi. Elektrik akımı birimi Amper onun adına ithafen verilmiştir.Elektrik akım şiddeti birimine adını veren Fransız Matematik ve Fizik Profesörü Andre Marie Ampere’dir. Ampere’in deneysel araştırmaları manyetizmanın yeni teorilerini ve elektrodinamiğin esaslarını oluşturmuştur.

Elektrik akım şiddeti uluslararası birim sisteminin temel büyüklüklerinden biri ve elektrik yükü taşıyıcılarının akı yoğunluğunu gösteren bir ölçüdür. Bunun birimi kısaltılmış olarak A ile gösterilen Amper’dir. Bu birime adını veren, elektrik akımı ile manyetizma arasındaki ilişkiyi tespit ederek, elektrodinamiğin temelini oluşturan Matematik ve Fizik Profesörü Fransız Andre Marie Ampere’dir.

Dahi bir bilim adamı ve elektrodinamiğin kurucusu, Andre Marie Ampere’in çalışmalarının ödülü, adının günümüzde birçok ölçü aletinde, cihazlarda, elektrik sayaçlarında, elektrik makinalarında, gemilerde ve caddelerde adının okunması ve onun şerefine elektrik akımı birimine adının konulmasıdır.

Antonie Cesar Bacquerel

Alternatif enerji kaynaklarından birisi olan güneş enerjisi panelleri, ilk olarak Bacquerel tarafından tasarlanmıştır. Mucit oluşturduğu düzenek aracılıyla düşük miktarda elektrik akımı elde etmeyi başarmıştı. Bugün evlerimizde kullandığımız güneş enerjisi panelleri Bacquerel’in düzeneğinin gelişmiş şekilleridir.

Paul la Cour

Danimarka’nın en büyük mucitlerinden biri olarak kabul edilir ve özellikle rüzgar öncüsü olarak bilinir.
Rüzgardan elektrik enerjisi üreten ilk tribünü inşa etti.
Paul la Cour, telgraf ve hidrojen teknolojisini de icat etti.

Nikola Tesla

"Zamanın Ötesindeki Dahi"

Buluşları ve çalışmaları sayesinde bugün insanlık Tesla'ya çok şey borçlu. İnanılmaz icatlarını ticari meta haline getirmediği için çok büyük servetleri elinin tersi ile itmiş kimi buluşları başkaları tarafından sahiplenilmiştir.

Mucit,Elektrik Mühendisi, Makine Mühendisi, Fizikçi ve Elektrofizik uzmanıdır. Elektriğin ticari kullanımının önünü açan kişidir. Elektromanyetizma alanında devrimsel buluşlara imza atmış, teorileri ve patentleri sayesinde alternatif akım, elektrik güç sistemi, çok fazlı güç sistemi ve indüksiyon motorlarının gelişmesini sağlamıştır. 1894 yılında kablosuz uzaktan kumanda ile gerçekleştirdiği gösteri ve “Akımlar Savaşı”ndan galip çıkması nedeniyle ABD’nin en büyük elektrik mühendislerinden biri olarak kabul edilmiştir. En büyük düşü olan “Kablosuz Enerji Aktarımı” konusunda deneyler yapmış, kilometrelerce ötedeki lambaları kablosuz olarak aydınlatmıştır.

Modern teknolojinin temelini teşkil eden, dünya bilim ve teknoloji yapısını kökünden değiştiren bu büyük bilim insanı, 700'e yakın patentle dünyanın en fazla patente sahip bilim insanı olarak dünya tarihine geçmiştir.

Michael Faraday

"Faraday Elektrik Motoru"

Bilim adamı Faraday’ın en çok şimşekler ve yıldırımlar ilgisini çekiyordu. Bilim kitaplarından çok etkileniyor, okudukça daha çok öğrenmek istiyordu. Küçük bir odada gizli gizli deneyler yapıyordu. Günün birinde ünlü bir profesörle tanıştı. Bu onun hayatının dönüm noktası oldu. Pek çok bilim adamıyla tanışma fırsatı yakaladı. Hayatının büyük bir kısmını araştırmalara ve deneylere adadı. Elektrik Üstüne Deneyler/Araştırmalar adında çıkardığı eser üzerine tam 23 yıl çalışmıştı. Ömrünün son yıllarında da çocukları başına toplar, onlara bilimsel masallar anlatırdı.

Michael Faraday yaptığı çalışmalarla ilk elektrik sayaçlarının üretimini sağladı. Elketrik motorunu ilk icat eden bilim adamıydı.

John Logie Baird

"Televizyon"

John Logie Baird elektrik konusuna çok meraklı bir çocuktu. Evinin arka bahçesinde bulunan petrolle çalışan jenaratörden elde edilen elektrikle bütün evi aydınlatıyordu. Bu ev şehirde akşamları aydınlatılan tek evdi. Elektrik konusunda merakı gün geçtikçe artan Baird, 12 yaşında evinde bir telefon santrali kurarak dışarıdaki arkadaşlarıyla konuşma yapabiliyordu. 25 Haziran 1925’te tarihin ilk televizyon patentini alan Baird icadına televisor adını vermiştir.

Balzer Von Platen ve Carl Munters

"Buzdolabı"

İlk elektrikli buzdolabı, Karl Linde tarafından 1877’ de geliştirildi. Yiyeceklerin bozulmadan saklanabilmesi için gereken, ortamın soğuk olması koşulu, ilk defa Karl Linde tarafından yapay olarak sağlanmıştı. Linde’ nin cihazı, yiyecek kabininin arkasına freon gazı yerine metil ether adlı son derece patlayıcı bir gaz pompalıyordu. Bu yüzden pek yaygınlaşmadı. Freon gazı kullanılan ilk buzdolabını ise Balzer Von Platen ve Carl Munters birlikte tasarladı.

Hans Oersted

Immanuel Kant’ın düşüncelerinden etkilenmiştir. Elektromanyetizma olarak bilinen kavramı, elektrik ile manyetizma arasındaki ilişkiyi bulmasıyla ün kazanmıştır.

1819’da, bir derste Volta piliyle deney yaparken elektrik devresinin açılma ve kapanması ile yakında bulunan pusulanın iğnesinin saptığını görerek araştırmasını bu yönde geliştirince, bir mıknatısın yanındaki telin içinden akım geçirildiğinde mıknatısın teli hareket ettirdiğini gözlemiş.Böylece elektrik ile magnetizma arasındaki ilişki kanıtlanmıştır. Bir telin içinden akım geçirildiğinde elektrik akımının telin çevresinde bir manyetik alan oluşturduğu anlaşıldı. Oersted’in yaptığı deneylerin sonuçlarının 1820 yılında yayınlanması, bilim dünyasında büyük yankılar yarattı.

Count Alessandro Volta

Count Alessandro Volta ilk pili yapan ve bundan elektrik üreterek, elektrik çağını başlatan İtalyan fizikçi ve kimyacısı.

Volta’nın ilk çalışmaları statik elektrik yükünü ölçen elektrometreler üzerinde olmuş ve 1771 senesinde elektrik konusunda ilk eseri yazmıştır. 1774 senesinde Como’da fizik profesörü olan Volta burada 25 sene elektrik konusunda çeşitli yazılar yazmış, deneyler yapmıştır. Elektroskopun geliştirilmesi, odyometre, elektrikli tabanca, yanıcı gazları tutuşturan elektrikli çakmak Volta’nın ilk buluşlarıdır.

20 Mart 1800 günü açıkladığı “Volta pili” ise elektriğin ilk olarak bir kaynaktan su gibi devamlı akmasını sağlıyordu ki, bu buluşu elektrik çağını açmıştır. Volta pili elektrokimyevî bir olayın sonucu akım üreten elektrik güç kaynağıdır . İngiliz Kraliyet Cemiyeti 1881 senesinde elektromotif kuvvet birimi olan “volt”u Volta’nın ismine izafeten kabul ederek kullanmaya başlamışlardır.

Piller: Küçük enerji depoları

Oyuncaklar, televizyon kumandası, saatler, el fenerleri… Teknoloji ne kadar ilerlese de piller hep hayatımızda olacak gibi görünüyor. Pillerin, 1800’lü yıllarda bir tesadüf sonucu bulunduğunu biliyor musun?

Alessandre Volta, pili bulan İtalyan bir fizikçi. Volta, kurbağalarla yaptığı deneyde, kurbağanın bacağındaki kasılmaların iki farklı metalden kaynaklandığını fark etti. Bu konuda çok çalıştı ve çok gözlem yaptı. Sonunda iki farklı metal ve sıvının bulunduğu bir ortamda elektrik elde edebileceğini keşfetti. Bu fikrin verdiği heyecanla, tuzlu suda ıslatılmış süngere batırdığı bakır ve çinko çubukları ile elektrik akımını elde etti. Böylece, Volta Pili keşfedildi.

Thomas Edison

Hayatımızı kolaylaştıran, en büyük mucitlerden biri O! Thomas Alva Edison. Edison, tarihe yön veren buluşlarının yanı sıra bilimsel gözlemlerini yazdığı, binlerce not defteri bıraktı geriye.

Edison, hayatı boyunca pek çok buluş yaptı. Bunlardan sadece biri, elektrik ampulü! Aslında, Joseph Swan isimli bir İngiliz mucit, ışık veren bir ampul bulmuş ve uzun yıllar çalışmalarını sürdürmüştü. Ama ampul bittiğinde devrenin kapanmasını önleyecek bir bağlantı sistemini keşfeden Edison, daha uzun süre dayanabilen bir ampul! Bu ampuller 40 saat boyunca dayanabiliyordu. Böylece, ampulün halk arasında yaygınlaşmasını sağladı. Buna Edison Etkisi denildi.

Benjamin Franklin ve Uçurtma Deneyi

Çok değil 100 yıl önce elektrik enerjisi üretilmeye başlanmadan, gaz lambaları ile evlerimizi aydınlatırdık. Peki, ama nereden çıktı bu elektrik? Kim, nereden buldu dersin? Hemen söyleyelim; Benjamin Franklin.

Yıldırımın elektrik etkisi başka nesnelere geçer mi? Benjamin Franklin’in kafasını bu soru ile meşgul ederken, bir gün bir uçurtma uçurmaya karar verdi. Uçurtmanın kuyruğuna bir anahtar bağladı. Çok güçlü gelen bir fırtına ile ıslanan uçurtma, bulutun içindeki negatif yüklerin etkisi ile hareketlendi. Benjamin, uçurtmayı tuttuğu elinde bir şok hissetti. Hemen ardından uçurtmaya bağlı anahtardan bir kıvılcım sıçradı. Böylece Benjamin Franklin’in yıldırım deneyi elektriği başarı ile göstermiş oldu.

Benjamin Franklin, 14 Eylül 1778 – 17 Mayıs 1785 tarihleri arasında Amerika Birleşik Devletleri Başkanlık görevini üstlenmiştir.